romantik-komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
romantik-komedi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Kitap Yorumu + Altı Çizililer- Süper Dadı- Betül Güçlü


YORUMUM:

İçinizi ısıtacak sımsıcak bir kitap… Yazarın da deyişiyle sevgi kokan bir kitap bu. Okurken yüzünüzden  gülümsemenin eksik olmayacağını garanti ediyorum. Yazarın dili akıcı, kitabın nasıl bittiğini anlayamayacaksınız. Kitabın içten duygularla Yazıldığı o kadar belli ki… Betül Güçlü’nün diğer kitaplarının çıkmasını merakla bekliyorum. 5/5 veriyorum.

 ALINTILAR:
Erkeklerin çoğu Akın abisi gibiydi. Öküz, kendini beğenmiş ve salak.
***
Annelerin dostu, babaların düşmanı… O bir fenomen, o bir kaka temizleyicisi, o bir kusmuk savaşçısı, o bir kahraman… O bir süper dadı!
***
Dadıya âşık olmakmış, o nereden çıktı şimdi?
***
“Elbette onlar gibi değilsin sen… Sen şefkatlisin. Çocuklarıma nasıl davrandığını görüyorum, senin gibi bir adam insanı yarı yolda bırakmaz.”
***
Çocuklarından sonra kendisi de süper dadılarına hayran olmuştu.
***
Bu eve geldiğinden beri dünyanın en mutlu insanıydı.
***
Biyolojik bağa gerek yoktu, böyle hissetmek için. Efran bu çocukların babasıydı! Beril kabul etmese bile, onu istemese bile bu değişmeyecekti bu. Geçirdikleri her günde ilmek ilmek işlenmiş bir sevgiyle bağlanmıştı çocuklara. Bu eve geldiği gün amacı Beril’in kalbini kazanmakken âşık olduğu kadın iki küçük hediye vermişti ona. İkizlere öğrettiği her şeyde nasıl gururlandığını, onların gülümsemesinde kalbinin nasıl büyüdüğünü düşündü. İşte bu yüzden, Efran bu çocukların babasıydı.
***
Her haliyle güzeldi bu kadın. Gülerken, kızarken, ağladığında bile…
“Beril,” diye fısıldadı duygularının ağırlığıyla. “Ben hayatımda hiç bu kadar korkmadım,” dedi yutkunarak. “Kimse için böyle bir sevgi beslemedim ben. Bu çocuklar öylesine işlemiş ki kalbime, sevgileri öyle bürümüş ki içimde… Ona bir şey olacak diye aklım çıktı.” Sevdiği kadının durgun bakışları yerini gülümseyen gözlere bırakırken, iki iri damla parıldadı gözlerinde. Efran ani bir dürtüyle ona sarıldığında başını omzuna gömdü Beril. “Teşekkür ederim,” diye fısıldadı içtenlikle.
Çocuklarını bu kadar sevdiği için teşekkür ediyordu, kendisine böyle güzel baktığı için teşekkür ediyordu. En önemlisi de bu kadar dürüst olduğu içindi bu teşekkür. Beril’in ihtiyacı olan tek şeydi dürüstlük. Birine her şeyiyle güvenmeye ihtiyacı vardı kadının. Onu iki çocukla yalnız bırakan yalancı, düzenbaz bir adamdan sonra huzurlu, güven veren bir ilişki istiyordu artık.
***
Bir çocuk daha ne kadar cana yakın olabilir, her hareketiyle insanın kalbine dokunabilirdi ki?
***
Beril bu adama âşık olmuştu. Onun şefkatine, merhametine âşık olmuştu genç kadın. Anlayışlı gözlerine, kendisine bakarken umutla titreyen göz bebeklerine âşık olmuştu.
***
Pişmanlık, dalga dalga tüm benliğine yayılırken keşkeler sardı dört bir yanını.
***
Öylece baktı adama. Boş boş. Hiçbir duygu kırıntısı barındırmadan. Rol yapmaya alışkındı Beril. Hayal kırıklıklarını insanlardan gizlemeye, iyiymiş gibi davranmaya alışkındı. Efran onun donuklaşan gözleriyle dehşete düşmüştü. Birkaç dakika öncesinde kendisine gülümseyerek bakan kadının gözünden düşüşünü izliyordu adeta. Onun aşk kırıntılarıyla dolu bakışlarını görmüşken, şimdi nasıl katlanırdı bu boş gözlere?
***
“Ne zaman akıllanacaksın?”  diye kızdı kendine. Mantığını ne zaman geri plana atsa kalbi kırılıyordu.
***
“Vay anasını,” dedi hayranlıkla. “Adamdaki aşka bak! Çocuk bakıcısı olmuş seni kazanabilmek için , Allah’ım çok romantik!”
***
Ufacık bir şeye bile bakışları ve samimiyetiyle öyle büyük anlamlar katıyordu ki, ne kadar kızsa da onu sevmemek imkânsızdı.
***
“Kalbimdeki yeriniz öyle büyük ki bu sevginin kalbime nasıl sığdığına, nasıl olup da beni öldürmediğine şaşırıyorum.”
***
En yakın kız arkadaşlar gerekirse kafasını duvara sürterek öğrenmeliydi arkadaşına ne olduğunu.
***
Kıskanmak, kıskanılmak, sevmek güzel şeydi… Hele de böyle bir adamı…

4 Şubat 2015 Çarşamba

Kitap Tantımı- Yorumu- Alıntılar ve Müzikler- Aşk-ı Felek - Cassie Mae

ARKA KAPAK:
Âşık olmak için küçük bir yardıma ihtiyaç duyan herkese ithaf edilen bu hikâyede Kayla en yakın arkadaşının sevgilisi, okulun popüler çocuğu Talon'a çılgınlar gibi âşıktır. Onu ilk o görmüştür ancak en yakın arkadaşı Reagan ondan önce davranmıştır. Kayla'nın bu duygularını sadece Wesley bilmektedir. Wesley, Talon'ın en yakın arkadaşıdır ve Reagan'a âşıktır. Wesley ve Kayla aşklarına ulaşmak için beraber çalışmaya karar verir.

"Cassie Mae'nin kitapları zevkli kaçamaklarımdan biri haline geldi. Zevkli çünkü kim romantik komedi okumayı sevmez ki? Kaçamak çünkü kitabı okurken tüm sorumluluklarımı bir kenara bırakıyorum. Ne? Bulaşık mı var?"
-Pauline Creeden-

"Kesinlikle Aşk-ı Felek'e bayıldım. Sevimli, eğlenceli, kaçık ve etkileyici..."
-The Shadow Realm-

"Kısa ve çok lezzetli bir hikâye arıyorsanız o zaman doğru yerdesiniz!"
-Dark Faerie Tales-

"Mae, beni tüm hikâye boyunca kıkır kıkır güldürdü. Yarattığı karakterler eşsiz ve eğlenceli."
-Book Nerd-
Sayfa Sayısı: 280
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Pena Yayınları

YORUM:
Aman Allah’ım. Cassie Mae, sen nasıl bir insansın? Şu an abartısız kadına gidip sarılmak ve “Sakın yazmayı burakma!” diyesim var. Harika ötesi, bir kitap. Hâlâ etkisindeyim.
Tamam, sakinim. Efenim, biraz kitabımızdan bahsedecek olursak bir aşk dörtgenini konu alıyor. Esas kızımız Kayla, en iyi arkadaşı Reagan’ın sevgilisi Talon’a çocukluğundan beri delice âşıktır, hatta ilk o görmüştür. Ama bunu kimseye söyleyemez. Velhasıl Reagon ve Talon sevgilidir. Birde Wesley var. Wesley, Talon’un en yakın arkadaşıdır. Wesley de Reagon’a çılgınlar gibi âşıktır. Wesley ve Kayla sevdikleri insanları elde edebilmek için güçlerini birleştirirler. Peki, amaçlarına ulaşabilecekler midir?
Kahkahalarımın ve ufak çaplı sinir krizlerimin eksik olmadığı bir kitaptı. Şu andan itibaren Cassie Mae benim favori yazarlarımın arasında. Kitap artık daha da güzel olamaz derken yazar beni ters köşeye yatırdı. Ve mükemmel bir sonla bitirdi. Şimdiye kadar okumadığım için çok pişmanım. İyi ki okumuşum.

ALINTILAR:
“Talon Reagan’ı seviyor, Reagan Talon’ı seviyor, ben Talon’ı seviyorum, Wesley Reagan’ı seviyor. Dilbilgisi yönünden pek de doğru olmayan bu cümlede ne kadar çok Reagon ve Talon geçtiğini fark ettiniz mi? Dediğim gibi işler biraz karışık! Biz en iyi arkadaşlarının sevgililerine âşık iki kişiyiz.”
***
“Güldü ve vücudumu bir ateş kapladı. Ah, o gülüşü yok mu! Dünyadaki en iyi ikinci sesti, ilki ise adımı söylemesiydi.”
***
“Sanırım şu doğru bir deyiş: Izdırap çekenlerin birlikteliği dertlerin ağırlığını azaltır.”
***
“Iphone’da yumruk atma özelliği olsa ne de güzel olurdu.”
***
“Bazen yüzleşmeye hazır olana kadar gidecek başka bir yere ihtiyacınız vardır”
***
Elime aldığım bir avuç dolusu karı sıkıştırarak top haline getirdim ve başına dikildim, ıskalamam mümkün değildi.
“Son sözlerin?”
Başını çevirdi ve parmağını bana doğru salladı.
 “Buna pişman olacaksın.”
***

“Ona kızgın değildim. Sadece kendime kızıyordum.”
***
“Lanet olsun Kayla. Daha fazla dayanamayacağım.  Seni onunla görmeye katlanamıyorum.”
***
“Benim sorunum bu tür şeyleri sözlü olarak ifade etmeyi bir türlü beceremiyor olmamdı. Bana bir günlük verin ve tüm içimi dökeyim. Ona konuşabildiğim tek insan olduğunu söylemek istedim. Onunla birlikte olduğum her seferde deliler gibi güldüğümü…”
***
“Kayla, sadece bu konuya bir açıklık getirmek için… Seni istiyorum.”
***
MÜZİKLER:






23 Kasım 2014 Pazar

Kitap Tanıtımı ve Yorumu- Aşık Kim?

ARKA KAPAK:

Nehir; yirmi iki yaşına kadar ikiz kardeşi Irmak'ın ihtişamlı varlığının gölgesinde kalmış, sade ve duru güzelliğine tezat duygusal ve karmaşık kişiliğe sahip bir genç kız… "Biliyor musun, senin vakti gelince açacak bir gonca olduğunu düşündüm hep ve bence artık vakti geldi, Nehir. Bunu daha fazla uzatmanın anlamı yok. Kendine güvenmeli ve tüm güzelliğinle açmalısın. Ayrıca titreyip durmaktan da vazgeç. Bırak karşındakiler titresin."O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı… 

Bakışlarını gökyüzüne çevirip, umutla parlayan aya baktı. Ve kendi kendine mırıldandı. "Acaba bir gün kendi peri masalımın başrolünü oynayacak mıyım?" Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…"Ne kadar edepsizsiniz, Mert Bey!" "Elimde değil Nehir Hanım, sizi görünce edepli halimden eser kalmıyor!"

Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor... Evlilik, Mert için görevden başka bir şey olmayacaktı. Asla aşk evliliği yapmayacağını biliyordu. Zamanı geldiğinde, çıkarları doğrultusunda en uygun seçimi yapacağından şüphesi yoktu. Yine de önünde Nehir'e doyacağı uzun bir süre vardı. O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…

"Ah, yani âşık olacak kadar özelim ama evlenecek kadar değil. Öyle mi? Neden? Yeterince zengin olmadığım için mi?" Mert'in Nehir'den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir'in ise mükemmelden daha azına razı olmaya… Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz? Aşk mı, mantık mı?
YORUM:
Onlar ikizlerdi Nehir ve Irmak. O kadar zıtlardır ki birbirlerinden. Hem görünüş hem de huy olarak. Süslü, vurdumduymaz, istediğini elde eden sarışın Irmak ile sade, hoşgörülü ve naif esmer güzeli, uzun simsiyah saçlarıyla Nehir. Bir gün yılbaşını geçirmek için arkadaşlarıyla ve kuzeniyle birlikte tatile çıkmaya karar verirler. Peki, orada Nehir hayalini kurduğu kendi masalını bulabilecek midir?
Mert’in hayatta istediği her şey olmuştur. Genç başarılı ve hırslı bir iş adamıdır. Şu anki hedefi ise Nehir’dir. Peki, her kuşun eti yenir mi Mert Efendi?

“Bana Prenses Deme!” kitabıyla tanıdığım Vefa Enver’in son kitabı “Aşık Kim?” okumasam olmazdı. Bütün Vefa Enver kitaplarını getirin bana! Vefa Enver hakkında aklımdan kötü şeyler geçiyor. Mesela onu bir odaya kapatıp iki haftada bir kitap çıkartması için zorlayabilirim. Şaka bir yana tadı damağımda kalan romanlardan biri oldu. Kesinlikle tavsiyemdir, okuyun ve okutun!

22 Kasım 2014 Cumartesi

Kitap Tanıtımı ve Yorumu- Bana Prenses Deme!

ARKA KAPAK:
Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız? 

Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır. 

Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.

Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.

YORUM:
Dünyalar güzeli babasının biricik kızı Nil, babasının yanında çalışan Murat’a çocukluğundan beri âşıktır. Murat’ın nişanlı olması Nil’in ondan vazgeçmesi için yeterli değildir. Nil, Murat’ı yani ilk ve tek aşkını tavlamak için şirkette babasının yanında stajyer olarak(çünkü Nil daha okuyor ve 19 yaşında) çalışmaya başlamak ister. Tek amacı Murat’a yakın olmaktır. İlk iş gününde ise babasının yanında kendini beğenmiş, yakışıklı ama bir o kadar da ukala olan Yiğit ile karşılaşır. Yiğit’ten anında nefret eder. Peki, sizce büyük aşklar nefretle mi başlar? 
Kendimi Boğaz Köprüsü’nden atmak istiyorum. Nasıl daha önce Vefa Enver okumamış olabilirim? Geçen zamanıma yazık! Neyse ne demişler geç olsun da güç olmasın! Sonunda Romantik Komedinin Kraliçesi ile tanıştım. Yazarın diline âşık oldum. Hani alışveriş listesi yazsa okurum dediğimiz yazarlar vardır ya, Vefa Enver’de artık benim o yazarlarımdan artık. Çooooooook başarılı. Romantik komediye bayılıyorsanız ya da bu türe yeni başlamak istiyorsanız bu kitap tam da size göre! Kesinlikle okuyun, okutun!