7 Şubat 2014 Cuma

KÜRK MANTOLU MADONNA'DAN ALINTILAR


KÜRK MANTOLU MADONNA'DAN ALINTILAR
''İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense körler gibi rastgele dolaşmayı ve çarpıştıkça birbirlerinin mecburiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.''
''Yanımda ağzını açmadan yürüyen,karşımda ses çıkarmadan çalışan bu adamdan, ne öğrendiğimi iyice bilmediğim halde.bana senelerce ders veren birinden öğrenebiliceğimden çok daha fazla şeyler öğrendiğime emindim.''

''Rüzgar çoğaldığı için adeta göğsümden biri iter gibi oluyor,bu kuvvetle mücadele ederek ilerlemek bana zevk veriyordu.''
''Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.''
''Kalbimin etrafında mütemediyen sıkışıp ezilen bir şey var gibiydi.''
''İnsanlara olduklarından başka gözlerle bakmakta ısrar edişime içerliyordum.''
''O soluk insan yüzüne kitaplar dolduracak  kadar çok  manalar vermiş, ondan hakikatte asla mevcut olmayan vasıflar bulmuştum.''
''Dünyada bana hiçbir şey,tabiattan melül bir insanın zorla gülmeye çalışması kadar acı gelmemiştir.''
''Zaten küçüklüğümden beri saadeti israf etmekten korkar,bir kısmını ilerisi için saklamak isterdim...''
''Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca güvendiklerini görmemek için kör olmak lazım.Herhangi bir şekilde talepleri reddedildiği zaman düştükleri şaşkınlığı görmek, küstahça gururlarını anlamak için kafidir.''
''Ben  bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan tiksiniyorum.Anlıyor musunuz?Sizinle bunun için dost olabileceğimizi zannediyorum.Çünkü halinizde o manasız kendine güvenme yok...Fakat bilmem...Ne kuzuların ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını gördüm...''
''Hayatım boyunca hep onu aramış onu beklemiştim.''
''Bu hisler şimdiye kadar asla hata etmemişlerdi.Bir insan hakkında ilk hükmü onlar verir,sonra aklım,tecrübelerim bunu, ekseriya yanlış olarak, tadil ederdi.''
''Hiçbir şeyi kendime erkekleri beğendirmek için öğrenmedim.Hiçbir zaman erkelerin önünde kızarmadım ve onlardan iltifat beklemedim.Bu hal beni müthiş bir yalnızlığa mahkum etti.Kız arkadaşlarım benimle ahbaplık etmeyi ve fikirlerimi kabul etmeyi zevklerine ve rahatlarına aykırı buldular.Hoş tutulan bir oyuncak olmak, onlara insan olmaktan daha kolay ve cazip geliyordu.Erkeklerle de arkadaş olmadım.Aradıkları yumuşak lokmayı bende bulamayınca müsavi kuvvetlerle karşı karşıya gelmektense kaçmayı tercih ettiler.O zaman erkek azminin ve kuvvetinin ne olduğunu gayet iyi anladım;dünyada hiçbir mahluk bu kadar kolay muvaffakiyetler peşinde koşmaz ve hiçbir mahluk bir erkek kadar hodbin,kendini beğenmiş ve nahvetli;fakat aynı zamanda korkak ve rahatına düşkün değildir.Bir kere bunları fark ettikten sonra erkekleri sahiden sevmem imkansızdı.''
''Hiçbir kadın, ihtiras halindeki bir erkek kadar aciz ve gülünç olamaz.Buna rağmen bu hallerini bir kuvvet tezahürü zannedecek kadar yersiz bir gururları vardır...''
'' Ama sahiden bir erkek...Hiçbir kuvvete dayanmadan beni sürükleyebilecek bir erkek..Benden hiçbir şey istemeden,bana hakim olmadan,beni tezlil etmeden beni sevecek ve yanımda yürüyecek bir erkek...''
''İçimde boş kalan bir taraf bulunduğunu ve bu boşluğun bana adeta maddi bir eziklik verdiğini hissediyorum.Bir şey noksandı, fakat bu neydi?Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu farkederek duraklayan,fakat ne olduğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran nihayet,ümidini kesince,aklı geride,ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.''
''Gözlerini belli olmayan bir noktaya dikmiş,bakıyordu.''
''Bu akşam anladım ki,bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra,ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.''

''Bende inanmak noksanmış...Beni nu kadar çok sevdiğine bir türlü inanamadığım için,sana aşık olamadığımı zannediyormuşum...Bunu şimdi anlıyorum.Demek ki,insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar... Ama şimdi inanıyorum...Sen beni inandırdın... Seni seviyorum...Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum...Seni istiyorum...İçimde müthiş bir arzu var...''


''Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu.Bir kadın, trenin penceresinden dışarı bakabilir,bu sırada gözüne bir kömür parçası kaçar,o ehemmiyet vermeden bunu ovuşturur ve bu minimini hadise dünyanın en güzel gözlerinden birini kör edebilirdi.Yahut bir kiremit,hafif bir rüzgarla yerinden oynayarak,devrin gıpta ettiği bir kafayı parçalayabilirdi.Göz mü mühim kömür parçası mı,kiremit mi mühim kafa mo, diye düşünmek neden aklımıza gelmiyorsa ve bütün bunları nasıl hiç  mütaala yürütmeden kabule mecbursak,hayatın daha başka türlü birçok cilvelerine de aynı tevekkülle katlanmaya mecburduk.''
''Ona ne kadar muhtaç olduğumu şimdi anlıyordum.Ben hayatta yalnız başına yürüyebilecek bir insan değildim.Daima onu gibi bir desteğe muhtacım.''
''İnsanlar birbirinin maddi yardımlarına ve paralarına değil,sevgilerine ve alakalarına muhtaçtılar.Bu olmadıktan sonra,aile sahibi olmanın hakiki ismi ^bir takım yabancılar beslemek^ti.
''Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır;ben onu kaybettim.İkinci defa oynayamam...''

2 yorum:

  1. dün elime ulaştı bu kitap hevesle okumayı bekliyorum o kadar heyecanlıyım ki bu kitap için yorumunuzu da çok beğendim her kittabı harika yorumluyorsunuz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim beni ne kadar mutlu ettiniz bilemezsiniz :) keyifli okumalar diliyorum :)

      Sil