ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ephesus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Aralık 2015 Pazar

MASKELİ GÜNLÜKLER İLE OKUMA ETKİNLİKLERİ #1- Güneş Demirel- Şimdi Benimsin- Yorum



ARKA KAPAK:
Kötü bir başlangıçtı onlarınki. Ne Elif hak etmişti başına gelenleri, ne de Fırat istemişti böyle olmasını. Bir gecede hayatlar değişmiş, hayaller yıkılmıştı... Zaman unutturabilir miydi kötü anıları? Affedebilir miydi günahı? Haksızlıkların en büyüğünü yaşayan Elif, ailesi tarafından dışlanırken, felaketi olan insanlar tarafından sarıp sarmalanır. Her geçen gün nefret ateşiyle bilense de, hayata tutunmaya çalışır.

Fırat ise pişmanlıkları ve vicdanı ile savaşırken, Elif'in masumiyetine ve güzelliğine yenilir. Gün geçtikçe ilmek ilmek her hücresine işler Elif. Artık Fırat için hayatın amacı, affedilmek ve kara sevdasına karşılık bulabilmektir. İki töre mahkûmunun hayat yolculuğuna eşlik ederken, hem yüreğiniz acıyacak, hem de dev bir aşka tanık olacaksınız.

Sayfa Sayısı: 564
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Ephesus Yayınları
YORUMUM:
Bazı yazarlar vardır öyle bir mükemmel yazarlar ki büyülerine kapılıp, o kitabın içinde buluverirsiniz kendinizi. Güneş Demirel’de öyle yazarlardan…
Fırat ile Elif’in tabir-i caizse karmaşık hikâyesini anlatıyor ‘Şimdi Benimsin’.
Bir hata ve kararan dünyalar…
Çok fazla yazarsam spoiler vermekten korkuyorum. Kısacası okunacak listenize bu kitabı da ekleyin!
Bu arada aldığım haberlere göre ‘Şimdi Benimsin’ i    TV’de de göreceğiz… 

13 Şubat 2015 Cuma

Kitap Tanıtımı - Gözlerinin Esareti - Jennifer Royce

ARKA KAPAK:

Sevgiye aç bir kadınla… Kalbi buz tutmuş bir adam… Tutkuyu keşfettiklerinde, dönüşü olmayan bir yola girmek zorunda kalırlar...

Küçüklüğünden beri aradığı sevgiyi bulamayan Keira Destina'nın tek bir dileği vardı; kendisini gerçekten sevecek bir kalp. Babası tarafından sürekli hor görülüp, sevgisiz ve korumasız bir hayat süren Keira, şeytanla yaptığı anlaşma sonucu Karanlıklar Lordu'nu öldürmeye kalkıştığında, hayatının altüst olacağından habersizdi. Herkesin, önünde korkuyla titrediği Karanlıklar Lordu tarafından esir alınan genç kız için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı.

Karanlıklar Lordu Kayran için, bu namı almak hiç de kolay olmamıştı. Katıldığı tüm savaşlardan galibiyetle ayrılmış, düşmanlarının korkulu rüyası haline gelmişti. Karanlık ruhunun bir tek savaş meydanlarında ışığa kavuştuğuna inanan bu adam, bir gece çadırına gizlice sızan, asil ama hırçın bir güzelin ölümcül saldırısından kendisini korumak isterken, onu bekleyen sürprizin farkında değildi. Gözlerine ilk baktığı an, bu kızın tanıdığı tüm kadınlardan farklı olduğunu anlamıştı. Genç kızın öfkesinin ve cazibesinin ateşi Kayran'ın buz tutmuş, karanlıklar içindeki kalbini sarmıştı. Genç adam için artık tek bir gerçek vardı; bu asi güzel ona ait olmalıydı!

Kitap Tanıtımı - Ünlü Aşk- Burcu Bahtiyar

ARKA KAPAK: 
O bir Türk. O bir kadın. O bir bodyguard. O ünlü film yıldızı Can Taker'ın seksi, havalı, belalı takıntısı...

KAREN YAĞIZ… 25 yaşında. Gençliğinin baharında. Ve hep yapmak istediği işi yapıyor, çünkü bu işte iyi! Ancak işinde hareketi sevse de, özel hayatı içler acısı derecede sıradan, rutin ve sıkıcı... Aslında Karen, bu sıkıcı ve rutin hayatından da memnun. Fakat her şeyin bir kırılma noktası var. Karen bir anda kendisini iki yakışıklı erkek tarafından kuşatılmış olarak buluyor!

CAN TAKER… O bir dünya starı. Kadınlar onunla birlikte olmak için yarışıyor ama onun peşinde olduğu tek bir kadın var; şımarık bodyguardı.

TOPRAK ise Karen'in en yakın arkadaşı, dostu... O olmadan geçen bir günü bile olmadı.

İki erkek, iki aşk, üstüne bir de suikastçı bir psikopat!
Karen için hayat bundan sonra diken üstünde bir maceradan ibaret…

23 Kasım 2014 Pazar

Aşık Kim?- Alıntılar

ALINTILAR
“Yeni yıla benimle öpüşerek girdin. Bu ne demek biliyorsun değil mi?”
“Yılın geri kalanında kendimden tiksineceğim anlamına mı geliyor?” diye karşılık verdi Nehir ters olmaya çabalayarak.
***
“Ama ben, beni gerçekten sevecek, bana sahip olmazsa değil, beni kaybederse nefes alamayacak bir erkek istiyorum. Bana âşık olacak, bana aşkın anlamını sil baştan tanımlatacak bir erkek… Çünkü ne yazık ki aşka olan inancımı kaybetmiş durumdayım.”
***
Yüzünde ciddi bir ifade ile Nehir’e biraz daha yaklaştı.  “Sandığın gibi seninle gönül eğlendirmiyorum.” Nehir imalı bir biçimde güldü. “Demek evlenmeyi düşünüyorsun?” “Elbette hayır! Ne münasebet. Daha birbirimizi bile tanımadan…” “Ah, yani âşık olacak kadar özelim ama evlenecek kadar değil. Öyle mi? Neden? Yeterince zengin olmadığım için mi?”
***
“Benimle evlen demiyorum zaten. Sadece bana sandığın kadar saygıyla yaklaşmadığını anlatmaya çalışıyorum. Niyetin gönül eğlendirmek değil diyorsun, ama beni o kategoriye sokuyorsun. Bu nasıl bir çelişki böyle?”
***
“İstediğin yere gidebilirsin, geri döndüğün sürece elbette…”
***
“Yüzündeki harika gülümseyişin nedeni olduğumu düşünerek fazla mı ukalalık etmiş olurum?” Nehir gülümsediğinin farkında bile olmadığı için şaşkınlık dolu bir kahkaha attı. “Gülümsüyor muyum?” “O zaman nedeni kesinlikle benim! Ne yazık ki ciddi bir biçimde hastalanmışsın.” “Hastalık mı?” diye tekrarladı Nehir merakla kaşlarını kaldırarak. Mert her zamanki gibi bembeyaz dişlerini göstererek sırıttı. “Evet, bana hasta olduğunun farkında değilsen bile yakında öğreneceksin tatlım.” “ Ukalasın, hem de çok!” “Ve sen bundan zerre kadar rahatsızlık duymuyorsun, hem de hiç!”
***
“Sen harikasın ve ben sana layık olduğun her şeyi sunmak istiyorum.” “Kalbin de dâhil mi?” “Özellikle de o! Kalbimin seni tanıyana kadar bakir olduğunu unutma. Kalbime sahip olan ilk kadın olarak, ona iyi bakacağını umuyorum.”
***
“Mutlusun,” dedi Mert, ondan etrafa yayılan güçlü pozitif enerjiyi hissederek. “Mutluyum,” diye onayladı Nehir. Ve ardından kısa ve samimi bir şekilde ekledi. “Çünkü sen varsın.”
***
Uyku… Evet, uyku en büyük dostuydu bu aralar. Çünkü uyurken ne özlem, ne kırgınlık, ne de kalp acısı kalıyordu.
***
“Evet anne, alçak adam beni kullanıp bir kenara atmakla yetinmeyip benimle evlenmeye karar verdi. Hain planlarına bir ömür boyu devam edebilsin diye. Ya da daha basit bir ihtimalle birbirimize âşık olduk ve ayrı kalamayacağımıza karar verdik. Bir ömür boyu birlikte olabilelim diye… Sen hangisine inanırsın bilmem ama ben ondan başka bir erkekle birlikte olamayacağımı biliyorum.”
***
“Beni başlarda biraz uğraştırabilir ama ondan, ortaya iyi bir l-koca çıkaracağıma inanıyorum,”
***
“Kır düğünü, kış düğünü ya da sade bir nikâh hiç fark etmez aşkım, evlendiğim erkek sen olduğun müddetçe.”
***
“Nehir!”
 “Efendim aşkım?”

“Seni seviyorum.” 

Kitap Tanıtımı ve Yorumu- Aşık Kim?

ARKA KAPAK:

Nehir; yirmi iki yaşına kadar ikiz kardeşi Irmak'ın ihtişamlı varlığının gölgesinde kalmış, sade ve duru güzelliğine tezat duygusal ve karmaşık kişiliğe sahip bir genç kız… "Biliyor musun, senin vakti gelince açacak bir gonca olduğunu düşündüm hep ve bence artık vakti geldi, Nehir. Bunu daha fazla uzatmanın anlamı yok. Kendine güvenmeli ve tüm güzelliğinle açmalısın. Ayrıca titreyip durmaktan da vazgeç. Bırak karşındakiler titresin."O iflah olmaz bir hayalperest, umutsuz bir romantik. Mükemmel erkeği bekleyecek kadar saf olmasa da, kendi için mükemmel olanı bekleyecek kadar inatçı ve kararlı… 

Bakışlarını gökyüzüne çevirip, umutla parlayan aya baktı. Ve kendi kendine mırıldandı. "Acaba bir gün kendi peri masalımın başrolünü oynayacak mıyım?" Fakat konu erkekler, daha doğrusu Mert olduğunda, tam anlamıyla inatçı ve sivri dilli cadının teki oluyor…"Ne kadar edepsizsiniz, Mert Bey!" "Elimde değil Nehir Hanım, sizi görünce edepli halimden eser kalmıyor!"

Mert; istediğini elde etmeye alışmış, genç, hırslı ve başarılı bir iş adamı. Aşka inanmayıp, evliliği aileler arasında bir çeşit iş anlaşması olarak görüyor... Evlilik, Mert için görevden başka bir şey olmayacaktı. Asla aşk evliliği yapmayacağını biliyordu. Zamanı geldiğinde, çıkarları doğrultusunda en uygun seçimi yapacağından şüphesi yoktu. Yine de önünde Nehir'e doyacağı uzun bir süre vardı. O, âşık olduğu kadına sahip olmak için her şeyi göze alabilecek derecede çılgın, ama onunla evlenmek istemeyecek kadar katı mantıkla hareket eden bir erkek…

"Ah, yani âşık olacak kadar özelim ama evlenecek kadar değil. Öyle mi? Neden? Yeterince zengin olmadığım için mi?" Mert'in Nehir'den vazgeçmeye niyeti yok. Nehir'in ise mükemmelden daha azına razı olmaya… Aşk, tutku, iniş ve çıkışlarla dolu bu ilişkideki çekişmeleri sonlandıracak hangisi olacak dersiniz? Aşk mı, mantık mı?
YORUM:
Onlar ikizlerdi Nehir ve Irmak. O kadar zıtlardır ki birbirlerinden. Hem görünüş hem de huy olarak. Süslü, vurdumduymaz, istediğini elde eden sarışın Irmak ile sade, hoşgörülü ve naif esmer güzeli, uzun simsiyah saçlarıyla Nehir. Bir gün yılbaşını geçirmek için arkadaşlarıyla ve kuzeniyle birlikte tatile çıkmaya karar verirler. Peki, orada Nehir hayalini kurduğu kendi masalını bulabilecek midir?
Mert’in hayatta istediği her şey olmuştur. Genç başarılı ve hırslı bir iş adamıdır. Şu anki hedefi ise Nehir’dir. Peki, her kuşun eti yenir mi Mert Efendi?

“Bana Prenses Deme!” kitabıyla tanıdığım Vefa Enver’in son kitabı “Aşık Kim?” okumasam olmazdı. Bütün Vefa Enver kitaplarını getirin bana! Vefa Enver hakkında aklımdan kötü şeyler geçiyor. Mesela onu bir odaya kapatıp iki haftada bir kitap çıkartması için zorlayabilirim. Şaka bir yana tadı damağımda kalan romanlardan biri oldu. Kesinlikle tavsiyemdir, okuyun ve okutun!

22 Kasım 2014 Cumartesi

Alıntılar- Bana Prenses Deme!

Murat keyifli bir kahkaha attı. “ Senin de koca bir kibrin var küçük hanım. Seni ilk tanıdığımdan beri hep aynısın. Çok şey değişti ama bu özelliğin değişecek gibi görünmüyor.”  “Ben kibirli değilim, sadece açık sözlüyüm. Neden insanlar bunu yanlış algılama konusunda bu kadar ısrarcı, anlamıyorum.
***
Dostlar iyi ve kötü yönleriyle kabul edilmeliydi, değil mi? Dostluk bu demekti.
***
“Nefret çok tehlikeli bir duygudur Nil. Fazla uç sınırlarında dolanırsan, bir bakmışsın dengeni kaybedip aşkın içine düşmüşsün.”
***
Yiğit derin bir nefes alıp verdi.  “ Seninle ne yapacağız prenses?”
“Bana prenses deme!”
***
“Bir erkek o kadının aşkını fark edemeyecek kadar kör ise, kadının onun için kurduğu hayallere de, döktüğü gözyaşlarına da ‘yazık’ derim. İki insan birbirine karşı bir şeyler hissediyorsa, bunu değil kendileri çevrelerindeki herkes fark eder. İlk aşkın kıpırtıları bambaşkadır. Yaşayanlar kadar izleyenlere de müthiş bir coşku verir.”
***
Bundan nefret ediyordu. Bu kadar kolay kontrolünü kaybetmekten, bu adamdan… Nefret ediyordu. Nefretin tutku ile kol kola gezdiğini kim bilebilirdi ki? Hayatında yaşamayı, tanımayı hiç ummadığı türde bir tecrübeydi Yiğit’in ona teklifsizce sunduğu.
***
“Bir erkeğin yok çekiciliğine ya da zenginliğine aldanmamalısın. Hayatındaki en önemli kriterin saygı olmasına özen göster. Eğer sana saygı göstermiyorsa, niyeti sadece gönül eğlendirmekse bil ki, sonu gözyaşı ve üzüntüden başka bir şey getirmez.”
***
“Ne var bu adamda bu kadar sıra dışı Eda? Yaşı geçkin, zampara olması dışında!” Eda sırıttı.
 “Yaşı geçkin değil, bence çok ideal.”
“Yaşlı.”
“Olgun.”
“Ukala.”
“Kendinden emin.”
“Gösteriş meraklısı.”
“Çünkü varlıklı.”
Şu Eda’nın her şeye bir cevabı var yani, diye düşünerek arkadaşına sinir olmuştu. “Git kendine ayarla o zaman!”
Eda iç geçirdi. “Mümkün olsa yapardım.”
***
“Nil sen de bir gün öğreneceksin ki, bazı erkekler vardır ve onlar seni istediğinde senin ‘hayır’ deme şansın yoktur.”
***
Aşka inanmayan bir adama, aşkını anlatmaya çalışmanın imkânsızlığı altında ezildiğini hissetti.
***
“Hayat başkaları için feda edilemeyecek kadar değerli, başkaları ne düşünür diye yaşanamayacak kadar kısa.”
***
“ Ne dilediğine dikkat et prenses, gerçek olabilir.”
***
“Beyinleri ile değil de kalpleri ile düşünüp hareket ettikleri için böyle oluyor.”
***
“Vay be, arabaya bak!  Bu araba bende olacaktı ki, hiçbir kız bana hayır diyemezdi.”

Şebnem Hanım ters ters söylendi. “Zaten hiçbir kız sana hayır diyemiyor Eren ve açıkçası ben de nedenini anlayabilmiş değilim. Görünüşe göre yeni nesil kızların beyinleri mercimek tanesi kadar ancak”


***
“ O zaman ne söylemek istiyorsan açıkça söyle. Hayatta bir şeyler koparmak istiyorsan prenses, ne istediğini bilmeli ve karşındakine de bunu göstermelisin. Buna özür de dâhil.”
***
‘Sevip kaybetmiş olmak, hiç sevmemiş olmaktan iyidir,’ diyen her kimse, gerçekten âşık olmamıştı belli ki. Böylesine derin bir kalp acısı ile başka nasıl başa çıkılırdı ki?
***
Hiç kimse, hiçbir şey kalıcı değildir. Bağlanmak acıdan başka bir şey getirmezdi. İnsanlar sözler verir ve tutmazlardı.
***
Biliyor musun, bir yerde aşkın anahtar ve kilide benzetilişini okumuştum. Yıllarca doğru insanı ararken o kadar yanlış insan tanır ki kalbiniz, o denli yıpranır ki, sonunda doğru anahtarın kendisi bile kilidi açamayabilir, diyordu. Yıllarca aramama gerek kalmadan, onu buldum. Ama kaybettim. Şimdi bir ömür yanlış anahtara mı mahkûm olacağım. Kalbimin kapısı aralanmadan, derinliklerine dokunulmadan…
***
“Canım mı yanıyor? Kalbimin yerinden sökülüp çıkarıldığını tanımlamak için can yanması çok hafif kalır.”



Kitap Tanıtımı ve Yorumu- Bana Prenses Deme!

ARKA KAPAK:
Hırs, tutku, kıskançlık ve nefret duyguları arasında beklenmedik bir biçimde filizlenen muhteşem bir aşkın hikâyesini okumaya hazır mısınız? 

Babasının biricik prensesi, dünyalar güzeli Nil, bir gün cici kız olmaktan sıkıldığına karar verip çocukluğundan beri âşık olduğu Murat'ı tavlamanın yollarını ararken, kalbini âşık olmayı en son umacağı erkeğe kaptırır. 

Aşka inanmayan bir erkek olarak uzun soluklu ilişkilerden kaçınan ve herhangi bir şeye karşı alışkanlık geliştirmek fikrinden nefret eden Yiğit için yenilik, değişiklik, farklı tatları keşfetmek hayatının temel zevkleridir. Ansızın karşısına çıkan Nil'i tecrübesiyle baştan çıkarırken, bu oynadığı oyunda hayatının ve kalbinin kontrolünü tam anlamıyla ona kaptıracağından habersizdir.

Baş döndürücü güzellikte, masum ve tecrübesiz bir genç kızın, aşk oyunlarını teker teker öğrenişini gülümseyerek okuyacak ve âşık olduğunu sandığı erkek ile nefret ettiğini sandığı erkek arasında bocalarken, gerçek aşkı keşfedişine tanık olacaksınız.

YORUM:
Dünyalar güzeli babasının biricik kızı Nil, babasının yanında çalışan Murat’a çocukluğundan beri âşıktır. Murat’ın nişanlı olması Nil’in ondan vazgeçmesi için yeterli değildir. Nil, Murat’ı yani ilk ve tek aşkını tavlamak için şirkette babasının yanında stajyer olarak(çünkü Nil daha okuyor ve 19 yaşında) çalışmaya başlamak ister. Tek amacı Murat’a yakın olmaktır. İlk iş gününde ise babasının yanında kendini beğenmiş, yakışıklı ama bir o kadar da ukala olan Yiğit ile karşılaşır. Yiğit’ten anında nefret eder. Peki, sizce büyük aşklar nefretle mi başlar? 
Kendimi Boğaz Köprüsü’nden atmak istiyorum. Nasıl daha önce Vefa Enver okumamış olabilirim? Geçen zamanıma yazık! Neyse ne demişler geç olsun da güç olmasın! Sonunda Romantik Komedinin Kraliçesi ile tanıştım. Yazarın diline âşık oldum. Hani alışveriş listesi yazsa okurum dediğimiz yazarlar vardır ya, Vefa Enver’de artık benim o yazarlarımdan artık. Çooooooook başarılı. Romantik komediye bayılıyorsanız ya da bu türe yeni başlamak istiyorsanız bu kitap tam da size göre! Kesinlikle okuyun, okutun!

Kitap Tanıtımı- Ismarlama Bebek

ARKA KAPAK:
Bir masal kahramanı kadar yakışıklıydı belki! Sıcacık bakışlarıyla, tecrübeli yürekler için bile tehlikeliydi. Aşkı hiç tanımayan vahşi bir kıza göre ise, engellenemez iradesiyle tutkulu bir zorbaydı o...

Korunaklı hayatına büyük bir cesaretle dalmıştı. Ondan çılgınca şeyler istiyordu bu uzun adam... Öncelikle kollarından kaçamayacağı gerçek bir evlilik...Ve annesine benzeyen güzel bir bebek...İsyan eden kalbini istemiyordu belki! Ama...Her an göğsünden koparıp alacak kadar da fırsatçıydı.

Zoraki de olsa evlenmeyi kabullendi... Ve ısmarlama bebeği için ona boyun eğdi. Ama delicesine ağrıyan kalbi için...sonuna kadar mücadele etmeye kararlıydı! Tüm korkusuyla aşka karşı dirense de... ne yazık ki bu tatlı despottan nefret etmek, baştan çıkarıcı öpücüklerini sevmemek kadar zordu!

İki inatçı yüreğin heyecan dolu savaşında, sizi aşk ve tutku dolu sayfalara bağımlı kılacak, kaybedenin olmadığı bir FMArsal romanı daha!
YORUMU ÇOK YAKINDA!

Kitap Tanıtımı- Tünel

ARKA KAPAK:
Milyonlarca Londralı için diğerlerinden farksız bir sabah.
Sam Wren için felaketin şafağı.
Samuel Wren, evden ayrıldıktan bir saat sonra metroya biner ve bir daha inmez. 
Tanık yoktur. Güvenlik kameralarından hiçbir şey anlaşılmıyordur. Olayın üzerinden altı ay geçmiş olmasına rağmen, Sam hâlâ kayıptır.
Sam'in eşi Julia çaresiz kalınca David Raker'a başvurur. Raker kayıp kişileri bulmasıyla ün salmıştır. Onların nasıl düşündüğünü anlayabiliyor ve kayıp insanlar söz konusu olduğunda, herkesin saklayacak bir şeyleri olduğunu biliyordur.
Ama bu olayda, sırlar kimsenin tahmin bile edemeyeceği kadar derinlere inmektedir.
Raker polisin bile ona yalan söylediğinden şüphelenirken, birileri onun her adımını takip ediyordur. Birileri o gün, o tünelde neler olup bittiğini biliyordur.
Birileri, Sam'in sırlarının o tünelden çıkmasını engellemek için her şeyini verecektir.
YORUMU ÇOK YAKINDA!

Kitap Tanıtımı- Erken Rüya Zamalar

ARKA KAPAK:
Yarım kalan aşklar, tamamlanmamış cümleler gibidir. Bir hıçkırığa düğümlenmiş itiraflar, bastırılmak zorunda kalınan hevesler, gönderilmemiş, hatta kaleme dahi alınmamış, yürekten yüreğe yazılan mektuplar, saklanmış duygular, beklenmedik bir veda, zor anlar, zor yıllar…

Ayrılık…
Oysa, söylenecek ve yaşanacak ne çok şey vardı daha. Aradan geçen yıllar, onların aşklarını güçlendirmekten başka bir işe yaramamıştı. Birbirini kıyamete kadar sevmek için yaratılmış olan Eser ve Nehir için de, cümle tamamlanmamıştı henüz.

Sağ elimle kalbimin üzerine dokundum. Sanki gerçekten de var olan bir yaraya değiyordum. Yavaşça, usulca, aşkla… Ah, kalbim! Bedenimin en iflah olmaz, en söz dinlemez, en laf anlamaz yeriydi. Başkasına dilsizdi, kördü, sağırdı. Sadece Eser oturmuştu oraya ve bir dağ kadar yüksek, bir dağ kadar ağırdı. 

Sen hep oradaydın Nehir. Gittim sandığında bile ben seni bırakmadım. Yumdum avuçlarımı, sakladım sıcaklığını… Kader bu, biliyorum. Bu, elinde değil insanın. Sevdaların her biri birbirinden farklı. İçerikleri, derinlikleri, hissetme şiddetiyle doğru orantılı. Benimki bir depremdi, bir iç sarsıntısı. Bir vurgun, bir kalp yarılması. Seni gördüğüm gün başladı. Her yaşımda, her yılımda azalır sandım, umdum ama olmadı.
YORUMU ÇOK YAKINDA!

Kitap Tanıtımı- Aşk Kanatları

ARKA KAPAK:
Bazı aşklar derin izler bırakır. Çekip gitmek yetmez unutmaya.

Kerem, gözlerinin içindeki ışıltıya yakalandığı an tutulmuştu Bade'ye… Bade aşktı… Hayattı… Nefesti… Ateşe dokunmaktı… Ona bakmak bile, ateşe âşık bir pervane gibi yanmayı kabul etmek demekti.

Bade her hücresiyle âşıktı Kerem'e… Hiç kimse onun gibi ürpertemezdi yüreğini, titretemezdi benliğini. Ancak Kerem'in korkuları, Bade'nin güvensizliği, ayrılığı davet etmişti aşklarına Ama ayrılmak, aşktan vazgeçmek değildi. Aşk bitmiyor, tutku dinmiyor, yürek söz dinlemiyordu…

Bade'nin yenemediği gururu ve vazgeçemediği inadıyla savaşabilecek miydi Kerem? Bir savaş mıydı ki aşk? Mutlu olmak için, diğer yarısının peşinden koşmalı mıydı insan? Susmak yerine, haykırmalı mıydı aşkı?
YORUMU ÇOK YAKINDA!

Kitap Tanıtımı- Devlet Sırrı

ARKA KAPAK:
Pınar sevgilisi ile çıktığı Rusya gezisinde yetmiş yıl önce ölen büyük dedesini tanıyan yaşlı bir çiçekçi kadın ile tanışır. Gazeteci olan genç kız, Türkiye'ye döndüğünde ailesi hakkında bir kitap yazmaya karar verir.

Rusya'da, Türk istihbarat ajanı olarak görevliyken bir cinayete kurban giden dedesi Bekir Sami, kitabının başkahramanı olacaktır.

Dedesinin geçmişini araştırmaya başlayan Pınar, yetmiş yıllık bir devlet sırrının yeniden gündeme gelmesine sebep olur. Bekir Sami'ye ait bilgiler ÇOK GİZLİ mührü ile saklanmaktadır. Ve bu dosyanın açılması üç devletin istihbarat örgütlerini harekete geçirir.

Çiçekçi kadını bulmak için tekrar Rusya'ya giden Pınar, bir anda MIT, CIA ve FSB ajanları tarafından göz hapsine alınır.

Üç devleti ilgilendiren yetmiş yıllık bu büyük sır nedir? 

Neden gerçekler saklanmak zorundadır?

Pınar'la birlikte, bu gizemin tehlikeli yollarında koşmaya hazır mısınız?
YORUMU ÇOK YAKINDA!

Kitap Tanıtımı- Dikkat Aşk Çıkabilir

ARKA KAPAK:
Birbirlerinden nefret eden iki insandı onlar… Ama evlendiler! Uslanmaz bir asosyal olan İlkim'in hayatındaki tek amaç başarılı bir bilim kadını olmaktır. Onun modayla, makyajla işi yoktur ve gözlüğünün ardındaki dünyada ders notlarıyla mutludur. 

Evlenmek için hayallerinin profesörünü beklerken, karşısına tehlikeli, kaba, bilimden anlamayan, öfkeli bir işadamı çıkar. Martin Turner… Bu Amerikalı adamla asla evlenmemesi gerektiğini bilse de, muhteşem kariyerinin anahtarının onun ellerinde olması işleri rayından çıkaracaktır. Genç kız, ilk andan beri koşarak kaçmak istediği bu yakışıklı ve karanlık adama, hayatının tüm ideallerini çiğneyerek tutkuyla çekilirken, ilk kez gerçek bir kadın gibi hissetmeye başlar.

Ve genç adam, gizli çıkarları uğruna evlendiği bu kızı Amerika'ya götürdüğü gün ondan kurtulma planları yaparken, sessiz karısı hayatının merkezine yerleşir. Aşk, nefreti gölgesi gibi takip ederken, bu nefretten bir aşk doğabilir mi? Peki ya sırlar açığa çıktığında gerçek aşk yalanlara direnebilir mi?
YORUMU ÇOK YAKINDA!

Kitap Tanıtımı- Ejderin Büyüsü

ARKA KAPAK:
Bana baktığınızda ne gördüğünüzü biliyorum. Dünyanın en güçlü iki ejderha soyundan doğan, çekici ve tatlı dilli bir kadın. Bu durum, bana ilgi duyan herhangi birini kuyruk mesafesinde tutabilmem için, en sağlam savaş zırhlarından bile daha güçlü bir kalkan yaratıyordu. Ta ki onunla karşılaşana dek. Issız Kuzey Elleri'nden gelen savaşçı, büyücü ve barbar savaş beyi, Kurnaz Ragnar. Ragnar ondan öncekilerin aksine, parmak ısırtan çekiciliğim ve çarpıcı gülümsememe teslim olmayı reddediyor. Yavan, faydasız ve her ne kadar cinlerimi tepeme çıkarsa da, aptal biri olduğumu düşünüyor ve beni başından savmaya çalışıyor.

Ama ben hiçbir erkeğin beni görmezden gelmesine izin vermeyeceğim. Ona insafsızca sataşmam, işkence etmem ve en sonunda, yani tuzağım tamamlandığında, onu dizlerinin üzerine çöktürmem için beni tahrik etmekten çekinmeyen şu Kurnaz Ragnar, pek yakında değerimin, yeteneklerimin ve güçlü irademin farkına varacak. Hem de zor yoldan.
YORUMU ÇOK YAKINDA!

2 Ağustos 2013 Cuma

Kitap Tanıtımı: Ejderin Aşkı

Kitabın adı: Ejderin Aşkı Kitabı çeviren:Alp Levi Yayinevi:Ephesus Kitabın türu:Fantastik,Romantik Sayfa sayısı:391Kitap puanım:5/5 İnsana dönüşebilen ejderhaların tutkulu aşk oyunlarıyla alev alacaksınızKalbi bir ejderhaya, şehvetiyse kibirli bir şövalyeye aitti.

Bir gün bunların bir araya gelebileceğini kim hayal edebilirdi ki?

Despot ağabeyini öldürmenin peşindeki Kanlı Annwyl, kaderin onu sürüklediği olayların ortasında aşkı ve tutkuyu keşfediyor.

Kanlı Annwyl gibi bir lakaba sahip olmak, kadın bir savaşçı için de olsa, hiç kolay değildir. Erkekler ya korkuyla titrer ya da saygıyla selam verir.

Ama arada sırada bir erkekle, Yok edici Feraghus'la konuşabildiği gibi konuşabilmeyi arzulamaktadır.

Fakat ne yazık ki Fearghus bir ejderhadır. Büyük, pullu ve ölümcül.

Fearghus'un onu savaş için eğitmek üzere ayarladığı sert, küstah şövalyeye karşı uyanan duygularından çok farklı bir şekilde, Annwyl onunla kendini güvende hisseder. Günlerini onu vahşi, kuvvetli bir arzuyla dolduran adamla dövüşerek, gecelerini ise bir köyü sadece nefesiyle yıkabilecek sihirli bir varlıkla geçirerek harcayan Annwyl, hayatın daha da garipleşemeyeceğinden emindir.



Okuduğum fantastik kitaplar arasından ejderhaların ana karakter olduğu ilk kitaptı ve açıkça söylemek gerekirse çok güzeldi.Kitabımız iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısmın ismi:Ejderha Ailesi. Esas kızımız Kanlı Annwyl. Cesur,öfkeli olduğunda gözü kimseyi görmeyen hiç kimseye boyun eğmeyen hatta bir ejderhaya bile ve üvey abisinden nefret eden- haklı sebepleri var- bir kız. Esas oğlanımız Fearghus ise bir ejderha!Geceleri Annwyl ile görüşürken ejderha gündüzleri ona kılıç egitimi veren akıllara zarar derecede yakışıklı bir şövalye. Ve ikisinin arasındaki şehvete bağlı çekim dayanılmaz . Yazarın dili mükemmel sade ve akıcı sizi gereksiz tasvirlerle sıkmıyor.Ayrıca ejderha kardeşler ardındaki ilişki bir harika özellikle Gwenvael karekterine hasta olucaksınız benden söylemesi. Kitabın ikinci kısmının adı ise:Ateşler ve Zincirler. Kitabın bu kısmında ejderha kraliçe ve ejderha kralı anlatılıyor.Prenses Rhiannon o bir ejder-cadı ve annesinden nefret ediyor haksız da sayılmaz yani annesi onu sırf ondan daha güçlü diye öldürmek istiyor. Bercalak... İnanılmaz yakışıklı ejderha askerlerin komutanı ve her ne kadar Prenses onu sevmese de o ona deli gibi aşık. Birde Ellitonvari zincir olayı var😁😁😁Not: kitap +18 içerik ve küfür içermektedir!!!😊