Gonca Çiftçioğulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gonca Çiftçioğulları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2014 Perşembe

Kitap Alıntıları-Gece Gelen Ölüm

                                                ALINTILAR                                                                                                                        
''İstanbul sokaklarında ölüm kol geziyor…''
'' Ölümün soğuk yüzü genç kızların cansız bedenlerinde kendini gösteriyor…''
'' En büyük hatası ise, gecenin on birinde birkaç sokak ileride oturan arkadaşından ayrıldıktan sonra kendi evine yürüyerek gitmeyi tercih etmesiydi.''
 '' Ebru, titreyerek ve terden sırılsıklam olmuş bir halde çığlıklar atarak yatağından doğruldu. Sesi hastanenin taş duvarlarında yankılanmış, nöbetçi hemşire telaşlı bir şekilde koşarak odasına girmişti. Titreyen kadını omuzlarından tutarak rahatlatmaya çalışıyordu. Fakat kriz geçiren ve kendini kaybetmiş haldeki genç kadın
durmadan “ O kız öldü!  Öldü!” diye bağırmaya devam ediyordu.''
''Kötülerle mücadele etmek, sanki çakıl taşlarından koca bir yığın haline gelmiş bir dağın eteğindeki küçük taşları, tek tek denize atmak gibiydi.''
''Işığın bütün dünyayı aydınlatabilmesi için karanlığın her seferinde biraz daha azalması gerekiyordu.''
''Travmatik olaylar, insanın yaşamını derinden etkilediği için, yaşanılan travma ister istemez,  kişi üzerinde oldukça karmaşık duygu, düşünce ve davranışlar ortaya çıkarıyordu.''

Kitap Tanıtımlarım-Gece Gelen Ölüm

KİTAP TANITIMI-GECE GELEN ÖLÜM
Polisiye-aşk sevenler buraya.Gonca Çiftçioğullaı'nın
yeni kitabı yakında bizlerle...


     ARKA KAPAK
 Emine, omzundan tuttuğu gibi kendisini küvete batırmaya çalışan katile çaresizce karşı koymaya, direnmeye çalışıyordu. Elinden geldiğince onu itiyor, tekmeliyordu. Ama küvetin içinde olması hareketlerini ve kendini savunmasını da kısıtlıyordu. Var gücüyle karşı koymasına rağmen, katilin gücü karşısında direnci yavaş yavaş kırılmaya başlamıştı. Küvetin içine zorla bastırılmasına ve o kuvvetli ellerinin baskısına rağmen,  suyun içindeki başını zorlukla da olsa dışarı çıkarıp nefes almaya çalışıyordu. Omuzlarındaki baskı o kadar kuvvetliydi ki, artık başını çıkarmaya yetecek gücü de kalmamıştı. Su yavaş yavaş ciğerlerine dolmaya başlamış. her çırpınışı daha çok batmasına ve su yutmasına neden olmuştu. Ciğerlerine hızla dolan ve kendisine büyük acı veren suyun yarattığı baskıya daha fazla direnemedi. Kendisini saran ve üzerine çöken karanlığın kollarına çaresizce kayıp gitti.

Gece Gelen Ölüm,
Sırlarla örülü, soluk soluğa okuyacağınız bir cinayet romanı.